Kekliktepe Köyü Forum


 
AnasayfaKapıGaleriKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ALEVİLİĞE DAİR

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Nazlı Tekin
Forum Meleği
Forum Meleği
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 796
Yaş : 32
Nerden : İstanbul
İş/Hobiler : Satış & Pazarlama
Lakap : Baş Belası
Kayıt tarihi : 03/03/08

MesajKonu: ALEVİLİĞE DAİR   C.tesi Nis. 05 2008, 10:26

Şaha, şalvara
ve Aleviliğe dair
Hadi Uluengin, Hürriyet, 08.07.2006
SÖZEL kültürden inen Aleviliği "Şalvarı şaltak Osmanlı / Eğeri kaltak Osmanlı / Ekende yoğ, biçende yoğ / Yiyende ortak Osmanlı" diyen türküyle özdeşleştirdiğimiz takdirde, Anadolu "şia"nın "statükoya isyan" temeli üzerinde yükseldiği sonucuna varırız.
Dolayısıyla da, onu derhal "ilerici" (!), hâttâ "solcu" (!) kategoride değerlendiririz.
Üstelik, hayat tarzı ve ibadet yöntemi itibariyle Sünni İslamla kıyaslanmayacak oranda "liberal" yaklaşım sunduğundan, "seküler" ve "laik" kimliklerde de baş köşeye oturturuz.
Bütün bunlar gerçeği yansıyor mu?
***
SORUNUN cevabına gelmeden hemen önce şunu belirteyim ki, yukarıdaki "değerlendirme" esas olarak altmışlı yıllar başından itibaren geçerlilik kazandı.
Türkiye'deki ilk Marksist veya "Marksizan" kitle partisi olan TİP'in kuruluşuyla birlikte haniyse bir "sosyoteolojik" veriye dönüştü. Hâlen de geçerliliğini koruyor.
Oysa, Sıvas ve Erzurum kongrelerindeki Alevi desteğine ve laik ideolojiye rağmen, Cumhuriyet yönetimin "şalvarı şaltak Osmanlı" (!) geleneğiyle köprüleri attığı söylenemez.
Nitekim, aynı Cumhuriyet'in seküler içerikle donattığı ve ana hatlarıyla bugün de varlığını sürdüren "resmi İslam"ın (!) temel eksenini yine Sünni ögeler belirler.
Yani, Cumhuriyet ilericiliğinin Alevi "ilericilik"e dayandığına dair tek emâre yoktur.
Çünkü?

***
BİRİNCİ çünkü şu ki, "ekende yoğ, biçende yoğ" diyen sözel kültür bir ezilmişlik dile getiriyor ama, aynı zamanda da "açılın kapılar Şah'a gidelim" çağrısını tekrarlıyor.
O"şah" ise soyut simge değil imparatorluğumuza hasım İran'ın somut hükümrânıdır.
Kabul, bugünün ufkundan baktığımızda, Hıdır Paşa'sı ve kuyucu kellesiyle "eğeri kaltak Osmanlı"nın Kızılbaş isyanlarını bastırma yöntemi bir katliam dizisi olarak gözükür.
Oysa tarih görecelidir ve çağın konteksinde, Hıdır Paşa bir "meşru savunma"dır.
"Şah'a gidelim" çağrısına karşı "devleti korumak" refleksinin en doğal tezahürüdür.
Zaten de, Güney Fransa "sapkınlar"ından Katolik-Protestan savaşlarına, insanlığın geçmişi, "uhrevi" gözüken fakat aslında sonsuz "dünyevi" olan sayısız örnekle dolup taşar.
İşte, özünde emperyal elitleri ve kaygıları devralan Cumhuriyet'in de Aleviliğe karşı uzun süre "ihtiyatla yaklaşması", yukarıdaki "Şah'a gidelim" çağrısının kolektif hafızaya "düşürmüş olduğu kurt"tan bağımsız açıklanamaz ve değerlendirilemez.
***
İKİNCİ "çünkü" ise başta sorduğum "Alevilik ilerici mi" sorusuna da cevaplıyor.
Müslümanlığı Şaman ve Zerdüşt ögelerle de harmanlayan Anadolu Aleviliği önce bir göçebe, sonra da bir köylü inancıdır. Bırakın şehirliliği, kasabalı; nahiyeli bile değildir.
Ve, göçer ve köylü ne kadar "ilerici"yse de, onunkisi o kadardır. Ne azı, ne çoğu var!
Kentli ve Rumelili Bektaşiliği aynı kategoriye koyuyorum ki, bağları çok kopmuştur.
İşte, Farsi-Şii yakınma içgüdüsüne bir de Hıdır Paşa metaforunun "mağduriyet" ruhu eklenince, hadi fanatik demeyeyim ama, Alevilik çok ciddi bir dogmatizmi de içerir.
Kerbelâ bandrolu bağlayıp "ölüm orucu"na yatmak veya mezhep ekseninde siyaset gütmek modern zamanların "ilericilik" ve "laiklik" kavramlanyla hiçbir şekilde bağdaşmaz.
Zaten, şehirli ve seküler Cumhuriyet modernleşmesinin de Aleviliğe mesafeli durınası Sünni bağnazlıktan değil, göçer, köylü ve mezhepçi kültürleri aşmak azminden kaynaklanır.
Şimdi, tabii ki en önce Sünni çoğunluk, hâlâ kuşkulandığı "Şah'a gidelim" çağrısını kolektif hafızadan tümüyle silmelidir. Yurttaşından şüphelenenin kendisi "yurttaş" olamaz!
Ama Aleviler de "mağduriyet" yakınmasını aşmalı ve "şalvarı şaltak Osmanlı"yla barışmalıdır ki, eğer gerçekten bir mağduriyet varsa, onu söke söke ve beraber telâfi edelim

_________________
[i:f9dc][u:f9dc][b:f9dc]Pir Sultan'ım katı yüksek uçarsın
Selamsız sabahsız gelir geeçersin
Dilber muhabbetten niçin kaçarsın
Böyle midir ilimizin töresi[/b:f9dc][/u:f9dc][/i:f9dc]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.kekliktepe.tr.cx
 
ALEVİLİĞE DAİR
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Kekliktepe Köyü Forum :: ALEVİLİK :: Alevi Basın-Yayın-
Buraya geçin: