Kekliktepe Köyü Forum


 
AnasayfaKapıGaleriKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Pir Sultan'ın Hacı Bektaş Dergâhı'na Bağlılığı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
meltem ozcan
Gelişmiş üye
Gelişmiş üye


Kadın
Mesaj Sayısı : 139
Yaş : 31
Nerden : İSTANBUL
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: Pir Sultan'ın Hacı Bektaş Dergâhı'na Bağlılığı   Perş. Haz. 19 2008, 12:28

Pir Sultan zaten Hacı Bektaş Veli Dergâhı'ndan el almış, Pir Balım Sultan elinden dolu içmiştir. Dergâh eşiğine yüz sürdüğünü belirttiği nefesten anlaşıldığı üzere, Balım Sultan sağdır.

Pir Sultan'ın Piri, C. Öztelli'nin ileri sürdüğü gibi, iki şiirinde adı geçen kesinlikle “Hasan Efendi” olamaz.

Hasan Efendi postunda oturur

Rumun abdalları hizmet yetirir

Zemheride deste gülü getirir

Hacı Bektaş Veli Sultan Balım var

Bu dörtlüğün geçtiği nefeste Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaş Veli ve Balım Sultan'a sevgisini anlatmaktadır. Üstelik şiirin sonunda ``Pir Sultan'ım biat ettik ol erden'' demektedir. Bir başka şiirinden, Hasan Efendi'nin Koyun Baba Tekkesi postnişini olduğu da rahatlıkla çıkarılabildiğine göre (bkz. Cahit Öztelli, agy, s. 38-39 ve 190), onu Hacı Bektaş Dergâhı'na halife yapmak zorlamadan başka birşey değildir. C. Öztelli, Pir Sultan'ın asılma tarihini 1617'lere kadar yaklaştırdığı için bu zorlamayı yapmış olmalıdır.

Hasan Efendi, Dergâh'ta yapılan Cem'lerde 12 hizmet postlarından birinde oturmuş olabilir. Hatta Pir Sultan'ın kendisi bir nefesinde, “Ayn-ı Cem'in bülbülüyüm” dediğine bakılırsa o da, saz çalıp deyiş okuyan “Zakir” postunda oturmuştur.

Arzuladım sana geldim

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

Eşiğine yüzler sürdüm

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

Pir elinden dolu içtim
Erenler demine düştüm
Ak cenneti gördüm geçtim
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Kırk Budak'ta şema yanar
Dolusun içenler kanar

Abdalları semah döner

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

(...)

Balım Sultan er köçeği

Keser kılıncı bıçağı

Cümle erenler gerçeği

Hünkâr Hacı Bektaş Veli

Pir Sultan'ım gerçek veli
Erenlerden çekmem eli
On'ki imamın serveri
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Hacı Bektaş Veli, onun dilinde hem Muhammed Mustafa, hem Haydar-ı Kerrar'dır (Ali'dir). Gerçek Şah odur:
Firdevs-i ala'da bir yanal elma

On sekiz bin alem nuru dediler

Muhammed Mustafa Haydar-ı Kerrar

Hünkâr Hacı Bektaş Veli dediler

(...)

Pirim der ki Bektaşiyim Bektaşi

Size nasip veren ol nasıl kişi

Sıkar un ederdi örs gibi taşı

Budur cümlesindenh ulu dediler

(...)

Evvel Ali'ydi sonra sonra Veli oldu

Yol erkân bir zaman batında kaldı

Urum ellerinden nameler geldi

Budur Hakk'ın doğru yolu dediler

Pir Sultan'ım eydür Şah'ım Veli'dir
Cihanı bürüyen onun nurudur
Şüphesiz ki Hak Muhammed Ali'dir
Bilmeyene Mülcem soyu dediler
Pir Sultan Abdal Hacı Bektaş kapısından, yani Dergâh'dan medet-mürvet bekliyor. Hacı Bektaş Veli'yi “Pirlerin Piri ve Şahların Şahı” olarak niteliyor:
Sensin bizim zahir batın ulumuz

Aman medet mürvet Pir Hacı Bektaş

Her taraftan sana çıkar yolumuz

Ali'sin bir adın var Hacı Bektaş

Seni sevdik senden yana yakıldık
Münkirlerin kesretinden sıkıldık (kesret : çokluk)
Herbirimiz künc-i gamda takıldık (künc-i gam: gam köşesi)
Yetiş bu imdada er Hacı Bektaş
Pirlerin pirisin yok sana teki
Müminin canısın münkirin şeki

Zahirde batında değilsin iki

Yetmiş üç milletsin bir Hacı Bektaş

Şahların şahısın zat-i Ali'sin
Her ilmin kânısın Şah-ı Veli’sin
Abdal Musa kendi Kızıl Deli'sin
Abdalların başı der Hacı Bektaş
Pir Sultan Abdal’ım sana dayandım
Uyur idim hizmetimden uyandım

Her isteyenlere verdin inandım

Benim de muradım ver Hacı Bektaş

Görüldüğü gibi, Pir Sultan Abdal Hacı Bektaş Veli'den manevi destek diliyor. Bir başka şiirinde Hacı Bektaş Dergâhı’ndan “nasip alır da var, almaz da” derken, onları Dergâh'a bağlayıp “irfan defterine yazdırmak” amacında olan Pir Sultan, “gelmezleri, görmezleri, bilmezleri” birliğe çağırır:

Evvel bu dergâhtan nasip

Alan da var almaz da

Tarikate kadem basıp (kadem: ayak)

Gelir de var gelmez de

Sazını almış destine
Hizmet ederdi dostuna
Ahd ile ikrar üstüne
Durur da var durmaz da
Olayım der isen Hızır
İrfan defterine yazıl

Hak her yerde hazır nazır

Görür de var görmez de

İçin bizim dolumuzdan
Çıkman sakın yolumuzdan
Pir Sultan'ım halımızdan
Bilir de var bilmez de
Pir Sultan Abdal, Dergâh'ta birliğe çağrı yaparken koşulları, kuralları da tek tek açıklıyor. Yoksa “sürerler dergâhtan haller nic'olur” korkusunu çekiyor, anımsatıyor baştan. Kendisi Şah’ın, yani Hacı Bektaş'ın “aciz kuludur”, öyle görüyor:
Pir Sultan'ım kemter kuldur Şah'ına

Hünkâr Hacı Bektaş nazargahına

Deli gönül hak ol düş Dergâh'ına

Er olayım dersen er ile görüş

Aksi takdirde:

Pek imiş kurulmaz feleğin yayı

Ezelden sunulur aşığın payı

İki dinli yüzlü yüze gülücü

Sürerler Dergâh'tan haller nic'olur

Er değildir er nefesi tutmayan
Er pislik temiz etmeyen
Özünü rızaya teslim etmeyen
Sürerler Dergâh'tan haller nic'olur
Erenler kabul eylemez yalanı
İçi sual olup dışı güleni

Evvel ikrar verip sonra güleni

Sürerler Dergâh'tan haller nic'olur

Pir Sultan’ım ihlas çağır Pir'ine
Yerler gökler inler ah ü zarına
Mümin olan çıkar Hak divanına
Sürerler Dergâh'tan haller nic'olur
Pir Sultan Abdal inanmıştır ki, Pir önünde gerçeklerden söz açılır. Ama “yapı birlik ile yapılır”.
Yine gerçeklerden açtık kapuyu

Bir Pir'in önünde kıldık tapuyu

Arı birlik ile yapar yapuyu

Birlik ile bitmeyende bal olmaz

Pir Sultan’ım eydür kalbimin nuru
Müminler gözlüyse münafık kördür
Erenlerin yolu kadimdir birdir
Her tepenin başında da yol olmaz
Pir Sultan Abdal, hem şöyle sorar:
Muhammed Ali neslinden kim kaldı

Kim var Hacı Bektaş Veli'den gayrı

Onulmaz yaraya merhem kim sardı

Kim var Hacı Bektaş Veli'den gayrı

Hem de soruşturmasına yine kendisi yanıt verir:

Çok şükür olsun Hüda'nın demine

Hacı Bektaş Veli Sultan Balım var

Mehdi evsafı eyledim temine

Hacı Bektaş Veli Sultan Balım var

(...)

Bir güneş doğdu dünyanın yüzüne

Âşıkların nur göründü gözüne

Cümle canlar niyaz etti özüne

Hacı Bektaş Veli Sultan Balım var

Pir Sultan’ım biat ettik ol erden
Muhabbet kokusu geliyor serden
Katarından ayırma Şah-ı Merdan
Hacı Bektaş Veli Sultan Balım var
Anadolu'nun yetiştirdiği ve Aleviliğin Yedi Ulu'sundan biri olan büyük ozan, artık Hacı Bektaş Dergâhı'nda daha önce oturmuş ve oturmakta olanların ve Bektaşilerin açık yürekli propagandası içindedir.
Artık Pir Sultan'a göre “devir Bektaşilerindir”. Öyleyse “sevdalı, bade süzen, dünyayı gezen, sırlarına güç erilen ama arifler arifi ve hak yoluna canlarını kurban etmekten çekinmeyen Bektaşiler” derlenip toparlanmalıdır.

Sevda çekmek şanlarıdır

Gizlice erkânlarıdır

Hak yoluna canlarıdır

Kurbanı Bektaşilerin

Onlar Horasan'ı gezer
Demkeş olur bade süzer
Seyyah olup daim gezer
Sultanı Bektaşiler'in
Sırlarına güç erilir
Remizleri geç bilinir

Üstad olan Pir seçilir

Hünkârı Bektaşilerin

Arifler arifi gelir
Arife tarif vız gelir
Uzak yakın hep bir gelir
Hassına Bektaşilerin
Pir Sultan’ım bu ne demek
Yerde insan gökte melek

Hiç cahile çekme emek

Devridir Bektaşilerin

Sanki bu derleniş için “Rum (eli)’u fetheden Kırklar serdarı Şah Kızıl Deli'yi (Seyyid Ali Sultan'ı) imdada” çağırmaktadır.

Şah-ı Merdan Ali kurdu bu yolu

Hazreti Fatıma cihanın gülü

Evvel Seyyid Ali aldı yürüdü

Kırkların serdarıdır Kızıl Deli

Pir Sultan'ım eydür sancak getiri
Zemheride gonca güller bitiri
Kalenin altın üstüne getiri
Rum'un fethin eden Şah Kızıl Deli
***
Hey erenler evliyalar serveri

Himmet eyle bize Şah Seyyit Ali

Tarık-ı Naci'nin sensin rehberi

Himmet eyle bize Şah Seyyit Ali

Pir Sultan'ım eydür yola âşıkız
Ta ezelden böyle kalbi sadıkız
Severiz ey Şah'ım kalbi sadıkız
Rahmet eyle bize Şah Seyyit Ali
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Pir Sultan'ın Hacı Bektaş Dergâhı'na Bağlılığı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Kekliktepe Köyü Forum :: ALEVİLİK :: Peygamberlerimiz Hz. Muhammed Hz. Ali ve Ehlibeyit-
Buraya geçin: